Ana içeriğe atla

Bir Destanın Yıl Dönümü: 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Ruhu

 
Bugün 18 Mart. Takvimler sadece bir tarihi değil, bir milletin küllerinden doğuşunu, imkansız denilenin iman ve azimle nasıl başarıldığını hatırlatıyor bize. Çanakkale, sadece bir askeri başarı değil; bir coşku, bir hüzün ve en çok da sarsılmaz bir "vatan sevgisi" abidesidir.

"Çanakkale Geçilmez!" Dedirten İrade

Bundan tam 111 yıl önce, dünyanın en güçlü donanmaları boğazın serin sularına gömülürken, tarihin akışı da değişiyordu. Nusret Mayın Gemisi’nin sessiz kahramanlığı, Seyit Onbaşı’nın o devasa yükü omuzlaması ve 57. Alay’ın "size ölmeyi emrediyorum" diyen bir komutanın ardında ölüme gülümseyerek gitmesi... Tüm bunlar, Çanakkale’yi sadece bir toprak parçası olmaktan çıkarıp bir ruh haline getirdi.

Çanakkale Ruhu Bize Ne Söylüyor?

Bugün Çanakkale'yi anmak, sadece geçmişteki bir savaşı yad etmek değildir. O ruhu bugün de yaşatmak; birliğimizi korumak, zorluklar karşısında yılmamak ve vatanın her karış toprağına, taşına, değerine sahip çıkmak demektir.

  • Birlik Olmanın Gücü: Memleketin her köşesinden gelen gençlerin aynı siperde, aynı hayal için omuz omuza vermesi, bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz kardeşlik dersidir.

  • Fedakarlık: Kendi geleceğinden vazgeçip, sonraki nesillerin hürriyeti için can verenleri anmak, üzerimizdeki sorumluluğu hatırlatır.

  • İmkansızı Başarmak: Teknik üstünlüğün, inanç ve strateji karşısında nasıl diz çöktüğünün en somut kanıtıdır Çanakkale.

Bir Minnet Borcu

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, "Geri dönmeyi hiç düşünmediler" dediğimiz tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Onların emaneti olan bu bayrak, bugün bizim omuzlarımızda daha da yükseklere dalgalanmayı bekliyor.

Bugün blogumda bu özel günü anarken, onların aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Ruhlari şad, mekanları cennet olsun.

18 Mart Çanakkale Zaferimiz Kutlu Olsun!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Su kıtlığı

Şöyle bir düşündümde dünyamızın yaklaşık %75 i sularla kaplı fakat biz bu suların %3 ünü kullanıyoruz ve bu % 3 ün tarımda kullanılıyor daha bir sürü şeyde bize içmelik olarak %0.6 lık içme suyu kalıyor .Dünya   üzerindeki mevcut tatlı su kaynaklarının ihtiyaçları karşılayamayacak hale gelmesi üzerine tatlı su kaynaklarını ( akarsular ) paylaşan devletler arasında yaşanan soruna “ su sorunu ” denir. Genellikle iki veya daha fazla devletin topraklarından geçen akarsular (bir diğer deyişle   sınıraşan sular ) üzerinde yaşanır. Dünyada 43 ülkede bulunan yaklaşık 700 milyon insan su kıtlığından muzdaripdir. [1] Su sorunu özellikle Orta Doğu bölgesinde kendini hissettirmekte; Fırat ve Dicle nehirleri dolayısıyla Türkiye’yi de etkilemektedir. Su sorunu Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşta ele alınmaktadır. Halihazırda, devletler arasında sürtüşmelere neden olan su kıtlığının ileride savaşlara yol açabileceği...

Uzay Kirliliği

Son gönderdiğim blog ta çevre kirliliğini önemsemiştim şimdi ise uzay kirliliği. son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ile artık herkes uzaya yapay uydular göderiyor. ve bu yapay uydular ömrü tükenince uzay kirliliğine yol açıyor çünkü uyduları geri döndürme teknolojisine henüz sahip değiliz.Baı ülkeler bu teknolojileri denese bile çok maliyetli olduğu için tercih etmiyor. Uzay enkazı  (ayrıca  yörünge enkazı ,  uzay döküntüsü  ve  uzay atığı  olarak da bilinir) insanlar tarafından yaratılan ancak artık herhangi bir yararlı amaca hizmet etmeyen  Dünya 'nın çevresindeki  yörüngede  bulunan nesneler topluluğudur. Bunun ilk örneği insanların uzaya ilk adımı olan  Sputnik I 'dir.4 ekim 1957' de Sputnik I yörüngeye oturtuldu ve 3 aydan fazla kalmasına rağmen  Sputnik I  sadece 3 hafta çalıştı ve 2 aydan fazla dünyanın etrafında dolaştı. Buda onu ilk uzay enkazı yapmış oldu. Bu nesneler harcanan  roket aşamaları  ve işlevle...

Çevre Kirliliği

Ben 12 yaşında bir çocuğum, ve çevre kirliliği çok dikatimi çekiyor bunula ilgili bir blog hazırladım. Lütfen çevremizi kirletmeyelim Çevre kirliliği ,  çevrenin  doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır. Bu ekosistemi bozma eylemleri; kirlenme şeklinde tabir edilmektedir.  Çevre ; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle "ekosistem" olarak tanımlanabilir. Çevrenin canlı öğelerinin hayat aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen, cansız ögelerin üzerinde ise yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına " çevre kirliliği " denir. Hızla artan insan nüfusu ihtiyaçları arttırmakta, insan eliyle yaratılan kirliliğin tabiata ve çevreye verdiği zararın boyutu her geçen gün artmaktadır. Yaşamı daha mükemmel bir hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bazı gelişmelerin, k...

Sigara Ve Alkol Zararları

SİGARA                                        Damar tıkanıklığı  sigaranın  verdiği  zararlar  arasında en büyük yeri alır. Cilt kanseri, dudak kanseri, gırtlak kanseri gibi birçok kanser hastalığına neden olur. Sindirim sistemi hastalıklarına neden olabilmektedir. Dişte sararmalar, diş eti hastalıkları, diş çürükleri, diş kaybı ve ağız kokusuna neden olur. ALKOL                    Alkol , kanser riskini çok büyük oranda artırır. Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine davetiye çıkarır.  Alkol , kalp hastalıklarına neden olur. Kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açar.Ve kuranda içilmemesi söylenir!!!