Bugün 18 Mart. Takvimler sadece bir tarihi değil, bir milletin küllerinden doğuşunu, imkansız denilenin iman ve azimle nasıl başarıldığını hatırlatıyor bize. Çanakkale, sadece bir askeri başarı değil; bir coşku, bir hüzün ve en çok da sarsılmaz bir "vatan sevgisi" abidesidir. "Çanakkale Geçilmez!" Dedirten İrade Bundan tam 111 yıl önce, dünyanın en güçlü donanmaları boğazın serin sularına gömülürken, tarihin akışı da değişiyordu. Nusret Mayın Gemisi’nin sessiz kahramanlığı, Seyit Onbaşı’nın o devasa yükü omuzlaması ve 57. Alay’ın "size ölmeyi emrediyorum" diyen bir komutanın ardında ölüme gülümseyerek gitmesi... Tüm bunlar, Çanakkale’yi sadece bir toprak parçası olmaktan çıkarıp bir ruh haline getirdi. Çanakkale Ruhu Bize Ne Söylüyor? Bugün Çanakkale'yi anmak, sadece geçmişteki bir savaşı yad etmek değildir. O ruhu bugün de yaşatmak; birliğimizi korumak, zorluklar karşısında yılmamak ve vatanın her karış toprağına, taşına, değerine sahip çıkmak deme...
Bin Aydan Daha Hayırlı Bir Gece: Kadir Gecesi’ni Nasıl İhya Etmeli? Maneviyat ikliminin doruğa ulaştığı, kalplerin yumuşadığı ve duaların arşa yükseldiği Ramazan ayının en kıymetli dilimine, Kadir Gecesi ’ne kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Kur'an-ı Kerim’in inmeye başladığı bu gece, sıradan bir zaman dilimi değil; bizzat ilahi müjdeyle "bin aydan daha hayırlı" kılınmış bir lütuf kapısıdır. Kadir Gecesi’nin Anlamı ve Önemi Kadir kelimesi sözlükte; hüküm, şeref, güç ve yücelik gibi anlamlara gelir. Bu geceyi özel kılan en büyük hadise, insanlığın rehberi olan Kur'an-ı Kerim’in bu gecede indirilmeye başlanmasıdır. Kadir Suresi’nde de buyurulduğu üzere, bu gece melekler ve Cebrail yeryüzüne iner ve şafak vaktine kadar esenlik her yanı kuşatır. Bu Geceyi Nasıl Değerlendirebiliriz? Modern hayatın koşturmacası içinde bazen ruhumuzu dinlendirmeyi unutuyoruz. İşte Kadir Gecesi, kendimize dönmek, hatalarımızı gözden geçirmek ve yeni bir başlangıç yapmak için eşsiz bir fırsat....