Ana içeriğe atla

LEGO


 Selam! Lego denince akan sular durur, değil mi? İster 5 yaşında ol ister 85, o birbirine geçen renkli tuğlaların başına oturduğunda zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor insan. Gel, bu plastik imparatorluğun mutfağına ufak bir yolculuk yapalım.

İstanbul'un lego tasarımı

Bir Marangozun Atölyesinden Dünyaya

Lego’nun hikayesi aslında pek de "plastik" başlamıyor. Her şey 1930’larda Danimarka’da, Ole Kirk Christiansen isimli bir marangozun atölyesinde başlıyor. Adamcağız ekonomik kriz döneminde işleri kötü gidince çocuk oyuncakları yapmaya karar veriyor.

İsmi de çok zekice: Dancada "Leg Godt" yani "İyi Oyna" kelimelerinin birleşimi. İşin komiği, "Lego" Latince'de de "bir araya getiriyorum" gibi bir anlama geliyor ama Ole bunu o zamanlar bilmiyormuş; tamamen tesadüf!


O Meşhur "Çıt" Sesi

Lego’yu Lego yapan asıl olay 1940’ların sonunda plastik kullanmaya başlamaları ve 1958’de bugün bildiğimiz o "kenetlenme" sisteminin patentini almaları.

Biliyor muydun? > 1958 yılında üretilen bir Lego parçasıyla, bugün mağazadan aldığın bir Lego parçası hala birbirine tam uyum sağlıyor. Adamlar standartlara o kadar sadık ki, hata payı milimetrenin binde biri kadar düşük!


Neden Sadece Bir Oyuncak Değil?

Lego’nun bu kadar büyümesinin sebebi sadece bir "yap-boz" olması değil, aslında bir yaratıcılık platformu olması.

  • Sınırsızlık: Altı adet 2x4'lük Lego parçasıyla tam 915.103.765 farklı kombinasyon yapılabiliyor. Matematiksel olarak imkansız diye bir şey yok.

  • Her Yaşa Hitap: Eskiden sadece çocuk oyuncağıyken, şimdi "AFOL" (Adult Fans of Lego - Lego’nun Yetişkin Hayranları) dediğimiz devasa bir kitle var. 10 bin parçalık koca koca setler boşuna çıkmıyor!

  • Eğitim: Robotikten (Mindstorms) mimariye kadar her alanda bir eğitim aracı olarak kullanılıyor.

Bugünün Dünyasında Lego

Artık sadece kutulu setler yok; filmler, video oyunları ve devasa Legoland parkları var. Hatta dünyanın en büyük lastik üreticisi kim biliyor musun? Michelin ya da Goodyear değil, Lego! Yılda ürettikleri o küçücük tekerlek sayısı, gerçek araba lastiği üreticilerini katlıyor.

Lego aslında bize şunu kanıtlıyor: Bir şeyi basitleştirip kaliteli yaparsan, o şey asla eskimez.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Su kıtlığı

Şöyle bir düşündümde dünyamızın yaklaşık %75 i sularla kaplı fakat biz bu suların %3 ünü kullanıyoruz ve bu % 3 ün tarımda kullanılıyor daha bir sürü şeyde bize içmelik olarak %0.6 lık içme suyu kalıyor .Dünya   üzerindeki mevcut tatlı su kaynaklarının ihtiyaçları karşılayamayacak hale gelmesi üzerine tatlı su kaynaklarını ( akarsular ) paylaşan devletler arasında yaşanan soruna “ su sorunu ” denir. Genellikle iki veya daha fazla devletin topraklarından geçen akarsular (bir diğer deyişle   sınıraşan sular ) üzerinde yaşanır. Dünyada 43 ülkede bulunan yaklaşık 700 milyon insan su kıtlığından muzdaripdir. [1] Su sorunu özellikle Orta Doğu bölgesinde kendini hissettirmekte; Fırat ve Dicle nehirleri dolayısıyla Türkiye’yi de etkilemektedir. Su sorunu Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşta ele alınmaktadır. Halihazırda, devletler arasında sürtüşmelere neden olan su kıtlığının ileride savaşlara yol açabileceği...

Uzay Kirliliği

Son gönderdiğim blog ta çevre kirliliğini önemsemiştim şimdi ise uzay kirliliği. son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ile artık herkes uzaya yapay uydular göderiyor. ve bu yapay uydular ömrü tükenince uzay kirliliğine yol açıyor çünkü uyduları geri döndürme teknolojisine henüz sahip değiliz.Baı ülkeler bu teknolojileri denese bile çok maliyetli olduğu için tercih etmiyor. Uzay enkazı  (ayrıca  yörünge enkazı ,  uzay döküntüsü  ve  uzay atığı  olarak da bilinir) insanlar tarafından yaratılan ancak artık herhangi bir yararlı amaca hizmet etmeyen  Dünya 'nın çevresindeki  yörüngede  bulunan nesneler topluluğudur. Bunun ilk örneği insanların uzaya ilk adımı olan  Sputnik I 'dir.4 ekim 1957' de Sputnik I yörüngeye oturtuldu ve 3 aydan fazla kalmasına rağmen  Sputnik I  sadece 3 hafta çalıştı ve 2 aydan fazla dünyanın etrafında dolaştı. Buda onu ilk uzay enkazı yapmış oldu. Bu nesneler harcanan  roket aşamaları  ve işlevle...

Çevre Kirliliği

Ben 12 yaşında bir çocuğum, ve çevre kirliliği çok dikatimi çekiyor bunula ilgili bir blog hazırladım. Lütfen çevremizi kirletmeyelim Çevre kirliliği ,  çevrenin  doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır. Bu ekosistemi bozma eylemleri; kirlenme şeklinde tabir edilmektedir.  Çevre ; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle "ekosistem" olarak tanımlanabilir. Çevrenin canlı öğelerinin hayat aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen, cansız ögelerin üzerinde ise yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına " çevre kirliliği " denir. Hızla artan insan nüfusu ihtiyaçları arttırmakta, insan eliyle yaratılan kirliliğin tabiata ve çevreye verdiği zararın boyutu her geçen gün artmaktadır. Yaşamı daha mükemmel bir hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bazı gelişmelerin, k...

Sigara Ve Alkol Zararları

SİGARA                                        Damar tıkanıklığı  sigaranın  verdiği  zararlar  arasında en büyük yeri alır. Cilt kanseri, dudak kanseri, gırtlak kanseri gibi birçok kanser hastalığına neden olur. Sindirim sistemi hastalıklarına neden olabilmektedir. Dişte sararmalar, diş eti hastalıkları, diş çürükleri, diş kaybı ve ağız kokusuna neden olur. ALKOL                    Alkol , kanser riskini çok büyük oranda artırır. Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine davetiye çıkarır.  Alkol , kalp hastalıklarına neden olur. Kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açar.Ve kuranda içilmemesi söylenir!!!