Ana içeriğe atla

Uzay Kirliliği

Son gönderdiğim blog ta çevre kirliliğini önemsemiştim şimdi ise uzay kirliliği.

son zamanlarda teknolojinin gelişmesi ile artık herkes uzaya yapay uydular göderiyor.

ve bu yapay uydular ömrü tükenince uzay kirliliğine yol açıyor çünkü uyduları geri döndürme teknolojisine henüz sahip değiliz.Baı ülkeler bu teknolojileri denese bile çok maliyetli olduğu için tercih etmiyor.



Uzay enkazı (ayrıca yörünge enkazıuzay döküntüsü ve uzay atığı olarak da bilinir) insanlar tarafından yaratılan ancak artık herhangi bir yararlı amaca hizmet etmeyen Dünya'nın çevresindeki yörüngede bulunan nesneler topluluğudur. Bunun ilk örneği insanların uzaya ilk adımı olan Sputnik I'dir.4 ekim 1957' de Sputnik I yörüngeye oturtuldu ve 3 aydan fazla kalmasına rağmen Sputnik I sadece 3 hafta çalıştı ve 2 aydan fazla dünyanın etrafında dolaştı. Buda onu ilk uzay enkazı yapmış oldu. Bu nesneler harcanan roket aşamaları ve işlevlerini yitirmiş uyduların patlama ve çarpışmalarıyla oluşan tüm parçacıkları içerir. Örneğin 10 şubat 2009’da kulanım dışı olan bir Rus uydusu aktif bir ABD İridyum ticari uydusu ile çarpışmış ve onu yok etmiştir bu kaza sonucunda uzay enkazlarının arasına 2000 parça daha eklenmiş oldu.

Enkaz katı roket motorlarından çıkan tozu, boya gevreği gibi yüzey bozulma ürünleri, RORSAT nükleer güç uyduları tarafından yayılan soğutucuları, Needles Projesi kümelerini ve mikrometoorların veya oldukça küçük enkaz parçalarının uzay araçları üzerindeki etkisi ile serbest kalan nesneleri barındırmaktadır.[2] Bu nesnelerin yörüngeleri uzay araçlarının uçuş yönleri ile örtüşme olasılığı olduğu için uzay enkazları genellikle olası bir çarpışma riski taşırlar.

Uzay enkazlarının, tahmini onlarca milyon gibi büyük çoğunluğu boya parçacıkları ve roket yakıt cürufu gibi küçük partiküllerden oluşmaktadır. Bu küçük parçacıkların etkisi eroziv ve kumlama benzeri zararlara yol açarlar. Bu zararların etkisi, uzay araçlarının mikrometeorlardan korunabilmesi için kullanılan teknikle, uzay aracının gövdesi dışına ince bir folya tabakası eklenerek hafifletilebilir. Yüksek hızlarda enkazların bu folyo ile çarpışması sonucu oluşan plazma yeterli hızla buharlaşacağından içduvara ciddi bir zarar vermeyecektir. Ancak, bir uzay aracının tüm parçaları bu şekilde korunamaz; örneğin güneş panelleri, optik cihazlar (teleskop, yıldız izleyici gibi) ve bu bileşenlerin enkaz ve micrometeorlar tarafından sürekli aşınmaya tabi olan kısımları gibi.

Uluslararası Uzay İstasyonunun insan barındıran modülleri, bu enkazların 1 cm den küçük olanlarına karşı bile korunma kapasitesine sahiptir. Bazen uzay aracının bu çarpışmalardan korunabilmesinin tek yolu manevra yapmaktır. Ancak bu ilgili nesnelerin yörüngesinin tam olarak önceden bilnmesi ile mümkün olabilir. Bu tür bilgileri toplamak için kullanılan mevcut ekipman Alçak Dünya yörüngesinde (ADY) sadece 5 santimetre çapına kadar küçük nesneleri, Yer istasyonel yörüngede (YİY) ise 50 santimetre çapına kadar küçük nesneleri izleme yeteneğine sahiptir. Dışarıda 1 cm çapından yüksek 600.000 kadar olduğu tahmin edilen enkazlardan bugün 19000 kadarı ancak gözlemlenebilmektedir. Bu ise, enkaz tahmini miktarları ve bunların yörüngelerinin tahmini yolunda geniş belirsizliklere yol açar.

Eğer daha büyük bir enkaz ile çarpışma, uzay aracının 1 kg aralığında bir hasarıyla sonuçlanıyorsa, oluşan bu nesneler yeni bir çarpışma riski haline gelmektedir. Çarpışma şansı uzaydaki nesnelerin sayısının bir fonksiyonu olduğundan, yeni enkaz yaratma hızlı çeşitli doğal güçlerin oluşan bu enkazları yörüngeden uzaklaştırma hızından daha fazla olup kritik bir yoğunluk oluşturmaktadır.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Su kıtlığı

Şöyle bir düşündümde dünyamızın yaklaşık %75 i sularla kaplı fakat biz bu suların %3 ünü kullanıyoruz ve bu % 3 ün tarımda kullanılıyor daha bir sürü şeyde bize içmelik olarak %0.6 lık içme suyu kalıyor .Dünya   üzerindeki mevcut tatlı su kaynaklarının ihtiyaçları karşılayamayacak hale gelmesi üzerine tatlı su kaynaklarını ( akarsular ) paylaşan devletler arasında yaşanan soruna “ su sorunu ” denir. Genellikle iki veya daha fazla devletin topraklarından geçen akarsular (bir diğer deyişle   sınıraşan sular ) üzerinde yaşanır. Dünyada 43 ülkede bulunan yaklaşık 700 milyon insan su kıtlığından muzdaripdir. [1] Su sorunu özellikle Orta Doğu bölgesinde kendini hissettirmekte; Fırat ve Dicle nehirleri dolayısıyla Türkiye’yi de etkilemektedir. Su sorunu Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok uluslararası kuruluşta ele alınmaktadır. Halihazırda, devletler arasında sürtüşmelere neden olan su kıtlığının ileride savaşlara yol açabileceği...

Çevre Kirliliği

Ben 12 yaşında bir çocuğum, ve çevre kirliliği çok dikatimi çekiyor bunula ilgili bir blog hazırladım. Lütfen çevremizi kirletmeyelim Çevre kirliliği ,  çevrenin  doğal olmayan bir şekilde insan eliyle bozulmasıdır. Bu ekosistemi bozma eylemleri; kirlenme şeklinde tabir edilmektedir.  Çevre ; dünya üzerinde yaşamını sürdüren canlılarının hayatları boyunca ilişkilerini sürdürdüğü dış ortamdır. Diğer bir deyişle "ekosistem" olarak tanımlanabilir. Çevrenin canlı öğelerinin hayat aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen, cansız ögelerin üzerinde ise yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına " çevre kirliliği " denir. Hızla artan insan nüfusu ihtiyaçları arttırmakta, insan eliyle yaratılan kirliliğin tabiata ve çevreye verdiği zararın boyutu her geçen gün artmaktadır. Yaşamı daha mükemmel bir hale getirmek, daha sağlıklı ve uzun bir ömür sağlayabilmek amacına dönük bazı gelişmelerin, k...

Sigara Ve Alkol Zararları

SİGARA                                        Damar tıkanıklığı  sigaranın  verdiği  zararlar  arasında en büyük yeri alır. Cilt kanseri, dudak kanseri, gırtlak kanseri gibi birçok kanser hastalığına neden olur. Sindirim sistemi hastalıklarına neden olabilmektedir. Dişte sararmalar, diş eti hastalıkları, diş çürükleri, diş kaybı ve ağız kokusuna neden olur. ALKOL                    Alkol , kanser riskini çok büyük oranda artırır. Yemek borusu, gırtlak, mide ve pankreas kanserlerine davetiye çıkarır.  Alkol , kalp hastalıklarına neden olur. Kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği gibi sorunlara yol açar.Ve kuranda içilmemesi söylenir!!!